SİSYÖN
Sistem Yönetimi

Bilişim Dış Kaynak Kullanımında Yeni Eğilimler

Bilişim konusunda dış kaynak kullanımı yakın zamanlara kadar “maliyet azaltma” gibi taktik nedenlere dayanmakta idi. Yani bilişimle ilgili süreçlerin yönetimi diğer tüm dış kaynak kullanım örneklerindekine benzer şekilde, rutin ve çoğunlukla bilişimin belirli bir konusunda uzmanlaşmış şirketlere bırakılıyor, bu şekilde ana faaliyet konularına odaklanılması sağlanarak, zaman ve para tasarrufu sağlanıyordu. Örneğin ana bilgisayarların işletimi ile kullanıcı bilgisayarları ve yazıcılar gibi çevre birimlerinin çalışır durumda tutulması, arızalarını giderilmesi gibi gündelik işlem ve süreçler bu konularda uzmanlaşmış şirketlerin yönetimine veriliyordu.

Oysa artık, bilişim dış kaynak kullanımının, büyük boyutlu şirketlerden başlayarak, şekil değiştirmeye ve gittikçe daha fazla oranda stratejik bir anlam kazanmaya başladığını görüyoruz.

Günümüzde en sık karşılaşılan stratejik dış kaynak kullanımı, şirketin donanım, yazılım, ağ ve insan kaynakları ve süreçleri gibi bilişim kaynaklarının daha etkin kullanılarak, maliyetlerin azaltılması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve yeni teknik ve yönetimsel becerilerin şirkete kazandırılması gibi amaçlara yöneliktir. Bu modelde odak noktası hala şirket bilişim sistemlerinin kendisidir.

Oysa günümüzde dış kaynak kullanımında, yine büyük ölçekli ancak yaratıcı ve yenilikçi şirketlerde yavaş yavaş şekillenmeye başlayan iki farklı stratejik amaçla daha karşılaşmaya başlıyoruz.

Bunlardan birincisinde, teknoloji kaynaklarının yenilikçi bir şekilde kullanılması yoluyla, ana iş konularının temelindeki kritik unsurların performanslarının yükseltilmesi amaçlanmaktadır. Burada odak, bilişim sistemlerinden, yapılan işin kendisine kaymıştır.

Örneğin, iş performansının yükseltilebilmesini veya rakiplerden farklılaşmayı ve üstünlük sağlamayı amaçlayan özel amaçlı ve şirkete özgü bir uygulamanın geliştirilerek kullanılmaya başlanması veya henüz ortaya çıkmaya başlayan yeni teknoloji ürünlerinin yenilikçi (inovatif) kullanımı yoluyla farklılık yaratılması, bu tarz bir yaklaşımın ürünüdür.

Odak noktasını bunun da ötesine taşıyan üçüncü bir yaklaşımda ise amaç, ikinci türdekine benzer süreçler sonucunda kazanılmış olan birikimin veya ortaya çıkan “özgün bilişim ürünlerinin” dış kaynak sağlayıcısı konumundaki şirketle ortaklaşa değerlendirilerek, yatırımın geri dönüşünü hızlandırmak üzere, yeni gelir ve kazanç kaynakları yaratmaya yöneliktir.

Bu modelde, öncelikle hizmet alan şirketin kendi kullanımı için geliştirdiği teknolojik sistem ve çözümlerin yeni ürün ve hizmetler şeklinde başka şirketlere lisanslanması ve satışı yoluyla, yepyeni gelir kaynakları ortaya çıkabilmektedir.

Az önce kısaca özetlediğim bu üç yaklaşımın her birinde, gittikçe artan oranlarda stratejik ortaklıklar söz konusudur. Yani, dış kaynak sağlayıcısı ve kullanıcısı durumundaki şirketlerin stratejik hedeflerinin birbiriyle örtüşmesi ve hem riskin hem de kazancın paylaşılması gerekmektedir.

Piyasadaki ürün ve hizmetlerin her geçen gün daha fazla oranda bilişim ve teknoloji içermekte olduğu gerçeğinden hareketle, iş süreçlerini destekleyen ve/veya bunların performanslarını yükselten bilişim uygulamaları ve sistemlerine yönelik gereksinim, bu tip stratejik dış kaynak kullanım örneklerini çok yakın bir gelecekte hızla çoğaltacağı için, bu tarz stratejik ortaklıklara diğerlerinden daha erken girişecek şirketler, birlikte yaratılan bu yenilikçi ürün ve hizmetlerin diğer şirketler gibi tüketicisi değil, üreticisi konumunda olacaklarından, rekabette diğerlerinden hem çok öne geçecek, hem de bunun doğal bir sonucu olarak, her bakımdan çok daha fazla kazanç sağlayacaklardır.

Önceki Sayfa     Ana Sayfa     Sayfa Başı

Ortaklar Cad. Mevlüt Pehlivan Yanı Sok. No:3/B Mecidiyeköy 34394 - İSTANBUL
Tel:(212)288 75 75 | Fax:(212)288 777 0 | info@sisyon.com
© 2006-2007 Sisyön