SİSYÖN
Yakın zamana kadar akademisyenler ve bilişimcilerin kafasında bilgi teknolojilerinin kurumsal performansı nasıl etkilediği veya etkileyip-etkilemediği konusunda ciddi soru işaretleri bulunmaktaydı. Bazıları bilgi teknolojilerinin (BT) elektrik ve su gibi temel bir girdi olduğunu ve bunun, kullanan kuruluşlara pek bir rekabet avantajı sağlamadığını savunmaktaydılar. Bazıları ise, bilgi teknolojilerinin çok kritik öneme sahip olduğu konusunda hemfikir olmakla birlikte, BT harcamaları ile iş performansı arasında sistematik bir ilişki kurabilmeyi başaramamışlardı.
Böylece şu önemli soru yakın zamana kadar doyurucu bir şekilde yanıtlanamamıştı: Herhangi bir kuruluş, bilgi teknolojilerine odaklanmak suretiyle, rakiplerine üstünlük sağlayabilir ve önemli iş hedeflerine ulaşabilir mi?
Araştırma
Harward Üniversitesi İş Yönetimi Bölümü profesörlerinden David Sarnoff’un yönetimindeki bir ekip tarafından ABD, Almanya ve Brezilya’da faaliyet gösteren 600’ü aşkın orta ölçekli firma üzerinde yürütülen kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarına göre bu sorunun yanıtı açık bir şekilde EVET’tir.
Fakat sorunun yanıtı, bazılarının savunduğu gibi, bilgi teknolojilerine yapılan yatırım miktarı ile doğrudan orantılı değildir. Bu araştırma sonucunda, bir kuruluşun bilgi teknolojilerine harcadığı para miktarının, BT işlevselliği ve sonuca yaptığı etkinin sadece çok zayıf bir göstergesi olduğu ortaya çıkmıştır. Bilgi teknolojilerine ciddi yatırım yapılmasına rağmen, iş yapma kapasitesinde ancak çok cüzi bir artışın sağlanabildiği örnekler az değildir.
Bu araştırmada, bugüne kadar yapılanlardan farklı bir yaklaşımla, çok kaba bir gösterge olan BT harcamalarının toplam tutarı yerine, BT yeterlilik düzeyi ölçü olarak kullanılmıştır. Bunun için, işletmenin beş kilit alanında, yani satış/pazarlama, finans, operasyon, insan kaynakları ve teknolojik altyapı konularında BT yeterliliklerini ölçen ve 40 farklı iş sürecini esas alan bir BT karnesi (scorecard) geliştirilmiştir. Bu araştırmada bu karne kullanılarak, bir işletmenin bilgi teknolojileri konusundaki yeterlilik düzeyi, 1 ile 100 arasında bir değere karşılık gelecek şekilde ölçülebilmiştir.
Analiz Sonuçları
Araştırmanın sonuçları BT yeterliliği ile iş performansı arasında güçlü bir ilişkinin bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır. BT yeterliliği konusunda yüksek puan alan şirketlerin düşük puan alanlara göre daha hızlı geliştiği görülmektedir. Rakamlarla ifade edecek olursak, BT yeterliliği konusunda gerçekleştirilen 10 puanlık bir artış, yaklaşık %2 oranında bir bileşik yıllık gelir artışı sağlamaktadır.
Bu sonuçlar, üretim ve hizmet firmalarının oluşturduğu 600 den fazla kuruluştan elde edilen sonuçların bir ortalamasıdır. Araştırmanın ortaya çıkardığı bir diğer önemli bulgu da, yukarıda belirtilen ilişkinin hizmet firmaları lehine daha da güçlü olduğudur. Araştırmaya katılan hizmet şirketlerine bakıldığında, burada en yüksek BT yeterlilik puanı alan kuruluşların, en az puana sahip olanların tam üç katına yakın bir satış artış oranına ulaştıkları gözlemlenmektedir.
İşin daha da ilginç ve hoş yanı ise, bu gelişmenin karlılıktan ödün vermeden elde edilebilmesidir. Başarılı firmaların ortalamada, gelir artşının yanısıra az da olsa ilave bir karlılık artışı da sağladıkları görülmektedir.
Başarılı Kuruluşlar İş Performanslarını Teknoloji Kullanarak Nasıl Yükseltiyorlar
Araştırmada değerlendirilen kuruluşlardan, listenin en üst sıralarında yer alanlarının tümünde, kritik iş süreçlerinin tasarımı ve uygulamasının, bu süreçleri yönetmek için gerekli BT yeterliliklerinin tasarımı ve uygulaması ile sıkı bir şekilde bütünleşmiş olduğu görülmektedir. Bu bütünleşme, bu şirketlerin iş süreçlerinin daha fazla ölçeklenebilir olmasını sağlıyor. Elektronik işlem ölçeklenebilirliği üzerine odaklanmış olan klasik BT yaklaşımından farklı olarak bu firmalar, bilgi teknolojilerini kritik iş süreçlerinin ölçeklenebilirliğini artırmak amacıyla kullanıyorlar.
Sonuç
Özetle, bilgi teknolojileri iş için önemlidir. Bilgi teknolojileri, uzun vadeli başarının temel ve vazgeçilmez unsurudur ve kesinlikle işin sürdürülmesini sağlayan sıradan bir meta veya hammadde değildir. Bilgi teknolojileri modern bir işletmenin gelişiminde stratejik bir unsur ve büyümenin de itici gücüdür.
Bu önemli araştırmanın sonuçları doğrultusunda şirketler, sağlıklı büyümenin ön koşulu olan iş ölçeklenebilirliğini, bilgi teknolojilerinden etkin ve etkili bir şekilde yararlanarak sağlayabilir ve yaptıkları BT yatırımlarıyla doğru orantılı olarak, öngörülebilir bir büyümeyi hızlı ve sancısız bir şekilde gerçekleştirebilirler.