SİSYÖN
Sistem Yönetimi

Krizlerden Güçlenerek Çıkmak


Güneşin gökyüzünü pırıl pırıl aydınlatıp yeryüzünü ısıttığı bir sırada, ufukta belirmeye başlayan kara bulutlar, bir fırtınanın yaklaşmakta olduğunun habercisidir. Yaklaşan fırtınanın farkında olmayan veya olduğu halde gerekli önlemleri almayanların başına gelebilecekler, biraz ıslanıp üşümekten, bu dünyaya hepten veda etmeye kadar varabilen çeşitli olumsuz sonuçlara yol açabilir.

İşte, yaklaşan krizleri görememek ya da gördüğü halde görmezden gelmek şirketler için de benzer olumsuzluklar doğurabilir. Şirketlerin ileriyi, yani yaklaşan krizleri (veya fırsatları) görebilmesi için şirketin mevcut durumu hakkında sağlıklı verilere sahip olup, bunlardan ileriye dönük çıkarımlar yapabileceği bir altyapıya sahip olması gerekir.

Günümüzün neredeyse her gün değişen piyasa koşullarında, acil ve özel taleplerini neredeyse anında karşılamanızı bekleyen müşterilerin, sabırlılardan çok daha fazla olduğu günümüz iş hayatında, bu hıza ayak uydurabilecek bir sistemin teknolojiden yararlanması kaçınılmazdır. Diğer bir deyişle, bu sonuçların teknolojiden bir şekilde yararlanmaksızın sağlanması olanaksızdır. Günümüzde teknoloji, hem işe yarayacak veriyi süzme ve toplamada, hem de depolama ve işlemede en önemli unsur, bunu kullanılabilir bilgiye dönüştürerek, bu bilgiyi yönetim kararlarına uygulayacak dirayetli yöneticilerden sonraki ikinci en önemli unsurdur.

Ancak teknoloji derken, yalnızca pahalı sunucular, karmaşık paket yazılımlar veya yanar-döner, gösterişli elektronik “oyuncaklar”ı kastetmiyorum. Tam aksine, işinizi en hızlı, en güvenilir ve en ucuz bir şekilde yapabilmenizi sağlayabilecek, iyi düşünülmüş, “üzerinize tam oturan”, basit ve yalın, buna karşılık sonuç almada etkili sistem çözümlerini kastediyorum. Çuvallar dolusu para ödedikten sonra, işe yaramadığı için bir kenarda tozlanmaya ve unutulmaya mahkum, son moda teknoloji “çılgınlıklarından” değil, doğrudan kullanıcılarının katılımıyla şekillenmiş, kendilerine ait olduğunu hissettikleri ve işlerini gerçekten kolaylaştırdığı veya daha iyi yapmalarını sağladığı için, tüm çalışanlar tarafından benimsenen ve beslenen, iş ve şirketle birlikte gelişmeye açık, etkili iş sistemlerinden söz ediyorum.

Evet böyle sistemler, değerli kazançlarımızı sürekli olarak yutan kocaman kara deliklerin aksine, küçük bir yatırım karşılığında büyük kazançlar veya tasarruflar sağlayabilecek ve bu özelliklerinden dolayı da güçlü “kriz-savar”lar olarak nitelenmeyi hak eden sistemlerdir.

Dünyaca tanınmış, saygın teknoloji eğitim ve araştırma kuruluşu MIT (Massachusets Institute of Technology) araştırmacıları tarafından 2007 yılı sonbaharında hazırlanan bir araştırma raporu, bu konuda oldukça önemli ve çarpıcı sonuçlar ortaya koymaktadır.

Bu rapora göre, araştırma konusu şirketlerin yaklaşık %75 'ini oluşturan ve teknolojik etkinlik ve iş uyumu konuları gündemlerinde bulunmayan en kalabalık grupta, teknoloji harcamaları ve gelişme oranları ortalama düzeyde bulunurken, teknolojiyi bir sonuç alma aracı olarak kullanabilen şirketlerin bulunduğu %8 'lik ikinci grupta, teknoloji harcamalarının ortalamadan %15 oranında daha düşük, buna karşılık gelişme hızının ise ortalamanın %11 üstünde gerçekleştiği görülmektedir.

En başarılı %7 'lik grupta ise, teknolojiyi etkinlik aracı olarak kullanmanın ötesinde, teknolojinin iş amaçlarıyla uyumluluğunu da gözeten ve bu yönde çaba gösteren şirketler bulunmakta ve bu şirketlerin ortalamaya göre %6 daha az teknoloji harcaması yapmalarına karşılık, teknoloji kullanımı yoluyla sağlanmış, %35 gibi oldukça yüksek bir gelişme elde edebildikleri görülmektedir.

Son derece güvenilir bir kuruluş tarafından, oldukça yakın bir tarihte gerçekleştirilen bu araştırma, öncelikle teknolojinin etkili kullanımı, ardından da teknolojinin iş amaçlarıyla uyumu konusunda yatırım yapmaktan kaçınmayan az sayıdaki şirketin, bu yolla hem ciddi bir tasarruf, hem de hatırı sayılır bir oranda gelişme sağlamakta ne kadar başarılı olduklarını, yadsınamaz bir şekilde gözler önüne sermektedir.

Şimdi lütfen düşünün, gelip-geçici veya sürekli yerinde sayan %75 'lik vasat yığında mı yer almayı tercih edersiniz, yoksa hiçbir fırtınanın kolay kolay deviremeyeceği, %7 'lik başarılı ve mutlu azınlıkta mı?
 

Önceki Sayfa     Ana Sayfa     Sayfa Başı

Ortaklar Cad. Mevlüt Pehlivan Yanı Sok. No:3/B Mecidiyeköy 34394 - İSTANBUL
Tel:(212)288 75 75 | Fax:(212)288 777 0 | info@sisyon.com
© 2006-2008 Sisyön